Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Halk Sağlığı Haftası vesilesiyle basın mensuplarına önemli değerlendirmelerde bulunuyor. Bakan, koruyucu sağlık uygulamalarının toplumun genel sağlık düzeyini belirleyen en kritik unsur olduğunu söylüyor. Ülke çapında organize edilen ve düzenli aralıklarla uygulanan tarama programları sayesinde birçok hastalığın semptomları ortaya çıkmadan, henüz erken safhada tespit edilebildiğini aktarıyor. Özellikle kanser türleri ve süreğen rahatsızlıklarda, hastalığın ilerlemeden müdahale edilmesinin iyileşme oranlarını doğrudan artırdığını, bu sebeple sağlık altyapısına yapılan yatırımların bu alanda yoğunlaştığını anlatıyor. Memişoğlu, vatandaşların en kolay erişebileceği sağlık kuruluşuna uğrayarak bu olanaklardan yararlanmasının büyük fayda sağlayacağını sözlerine ekliyor.
Açıklamanın devamında son iki yıllık süreçte tamamlanan tarama seferberliğinin rakamları paylaşılıyor. Edinilen bu bilgilere göre, bahsi geçen dönem boyunca toplam 158 milyon adet süreğen hastalık taraması uygulaması hayata geçiriliyor. Bu geniş çaplı taramaların neticesinde 14,1 milyon kişide çeşitli hastalıkların başlangıç seviyesinde belirlendiği görülüyor. Kanser mücadelesi cephesinde ise 16,1 milyon ücretsiz kanser taraması yapıldığı, bu kontroller sonucu 36 bin vatandaşta kanserin erken evrede yakalandığı ve sağaltımın hemen başlatıldığı bilgisi veriliyor. Paylaşılan bu sayılar, teşhis ne kadar erkene alınırsa hayatta kalma şansının o derece arttığı gerçeğini somut bir biçimda doğruluyor.
Bakan Memişoğlu, birinci basamak hizmetlerinin kapasitesinin artırılması için yürütülen çalışmaları da aktarıyor. Sahada aktif görev yapan kurumların çoğalmasına vurgu yapan Bakan, bu anlamda Türkiye genelinde hizmet veren 8 bin 401 Aile Sağlığı Merkezi ve merkezlerde çalışan sayısı 31 bini bulan aile hekimlerinin, vatandaşlarla arasındaki mesafeyi en aza indirdiğini belirtiyor. Hekimlerin, sağlık konusunda gereksinim duyan her bireye sürekli ve kolayca ulaşılabilir danışmanlık olanağı tanıdığını ifade ediyor. Ayrıca şu an 357 noktada faaliyet gösteren Sağlıklı Hayat Merkezleri, günlük beslenme alışkanlıklarından düzenli spor yapma kültürüne dek 17 değişik konuda vatandaşlara tamamen ücretsiz ve geniş kapsamlı hizmetler sunuyor. Bu merkezlerin hastalık oluşumunu beklemeden, sağlıklı bir hayat biçimini topluma kazandırmayı amaç edindiği anlaşılıyor.
Konuşmasının sonraki bölümünü anne ve bebek sağlığına odaklanan projelere ayıran Memişoğlu, bu destek sistemini çeşitli yönleriyle izah ediyor. Son iki yıl içerisinde 26 milyon ayrı görüşme ile gebelik dönemi geçiren kadınlara ve yeni doğum yapmış annelere refakat edildiği öğreniliyor. Bu çalışmalarda görev alan 62 bin ebe, sahanın lokomotifi olarak çalışıyor ve halen hizmet veren 1774 gebe okulunda anne baba adaylarına eğitim veriliyor. Aynı başlık altında, dijital teknolojilerin de sağlık alanına entegre edildiği görülüyor; 260 bin kişinin halen indirip kullandığı “Annelik Yolculuğu” isimli akıllı telefon uygulaması, gebelikten doğum sonrasına kadar uzanan süreç boyunca annelere gün gün yol gösteriyor.
Bağımlılık sorununa karşı verilen mücadelede de kayda değer bir ilerleme dikkat çekiyor. Bakan Memişoğlu’nun bilhassa tütün bağımlılığının sonlandırılmasına yönelik sağlık hizmetlerine ağırlık verdiği görülüyor. Bu gayretin bir sonucu olarak, yurt sathındaki Sigara Bırakma Polikliniklerinin mevcudiyetinde yüzde 260 oranında bir yükselme kaydedilmiş durumda. Yapılan açıklamada, söz konusu merkezlerin toplam adedinin 1678’e ulaştığı belirtiliyor. Bu büyümenin, tütün mamullerinin tetiklediği hastalıkları önüne geçme ve halkın sıhhatini muhafaza etme konusunda sergilenen iradenin güçlü bir göstergesi olduğu yorumu yapılıyor. Bakan son olarak, mevcut sağlık anlayışının yalnızca hastalık ortaya çıktığında müdahale eden bir sistemden ibaret olmadığını; koruyucu hekimlik ve tarama faaliyetleriyle bireylerin yanında olduklarını özellikle belirtiyor.
Müjdeli haberin sonunda, Halk Sağlığı Haftası teriminin kapsamından bahsediliyor. Memişoğlu, 81 ilin tamamında ve 86 milyon kişiyi hedefleyen bu yılki programların, içerik açısından pek zengin olduğunu aktarıyor. Haftanın her bir gününde değişik sağlık konularının ele alınacağını, doktorlar ve hemşirelerden oluşan sağlık kurullarının bu yedi gün süresince alanlarda vatandaşla doğrudan buluşacağını söylüyor. Bakan, etkinliklerin toplum bireylerinde sıhhat farkındalığının yükselmesine öncülük etmesini temenni ettiğini belirtiyor. Son söz olarak, vatandaşları check-up işlemlerini ertelememeleri noktasında dikkatli olmaya çağıran Bakan, herkesi Aile Sağlığı Merkezleri ile Sağlıklı Hayat Merkezlerine davet ediyor. Sundukları ücretsiz imkânların değerlendirilmesinin toplumsal sağlığa kalıcı katkı sağlayacağını sözlerine ilave ediyor.





