Kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılması, bir toplumun kimliğini korumasının en sağlam yollarından biri olarak görülüyor ve geleneksel İslam sanatları da bu aktarımın en zarif taşıyıcıları arasında yer alıyor. Albayrak Grubu’nun 12 yıldır sürdürdüğü İslam Sanatları Sergileri, bu yıl “Hâne” temasıyla Anadolu’nun kadim şehirlerinden Kayseri’ye konuk oldu. Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen sergi, aile, yuva ve nesiller arası bağları merkeze alan bir kurguyla sanatseverlerin karşısına çıktı.
Ziraat Katılım sponsorluğunda hayata geçirilen Hâne İslam Sanatları Sergisi, 5-15 Eylül tarihleri arasında Kale İçi Arkeoloji Müzesi İhtisas Kütüphanesi’nde ziyaret edilebilecek. Serginin açılışı 5 Eylül Cumartesi günü aynı mekânda yapıldı. Açılışa Kültür ve Turizm Bakanı Dr. Serdar Çam, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Ayşe Böhürler ile Murat Cahit Cıngı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi, Albayrak Grubu Kurumsal İletişim Koordinatörü Esad Sivri, müzehhibe Gülsüm Gügercin ile hattatlar Said Abuzeroğlu ve İbrahim Şengül katıldı. Sergi, İslam sanatının evrensel dilini yurt içinde ve yurt dışında farklı coğrafyalara taşımayı amaçlıyor.
Serginin yolculuğu, bugüne kadar geniş bir coğrafyaya yayıldı ve yurt içinde Şanlıurfa, Mersin, Trabzon, Bursa, Konya ile Erzurum’da sanatseverlerle buluşan sergi, yurt dışında ise Paris ve Madrid’de izleyici karşısına çıktı. Kayseri, bu yolculuğun yeni durağı olarak Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında tarihi dokunun içinde yerini aldı. Tophane-i Âmire’deki açılış programının ardından yalnızca bir ay içinde 100.000’e yakın misafiri ağırlayan Hâne, bu kez Kayseri’deki tarihî atmosferde sanatseverleri ağırlıyor.
Serginin küratörlüğünü Yasemin Darbaz Karaca üstleniyor. Temelinde hat, tezhip ve dijital çalışmaların yer aldığı Hâne’de, aralarında Hattat Mehmet Özçay, Seyit Ahmet Depeler, Abdurrahman Depeler ve Said Abuzeroğlu’nun eserlerinin bulunduğu 13 hat sergileniyor. Hat eserlerinde aile ve yuva teması, seçilen ayetlerle ele alınıyor. Furkan Suresi’nin 74. ayetindeki “Ey Rabbimiz! Bize mutluluk verecek eşler ve çocuklar bahşet; bizi takva sahiplerine önder kıl.” ifadesi, serginin ana izleklerinden birini oluşturuyor. İsrâ Suresi’nin 23. ayetindeki “Onlara ‘öf’ bile deme.” uyarısı ise aile içi ilişkilerde inceliğin önemine işaret ediyor.
Sergide yer alan diğer ayetler de benzer bir manevi çerçeve çiziyor. Ahkâf Suresi’nin 15. ayetindeki “Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini tavsiye ettik.” ifadesi, nesiller arası sorumluluğu hatırlatıyor. Yâsîn Suresi’nin 56. ayetindeki “Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.” ifadesi, huzurlu bir yuva tasavvurunu gözler önüne seriyor. Hucurât Suresi’nin 10. ayetindeki “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz.” ifadesi ise toplumsal bağların güçlenmesine dair bir çağrı niteliği taşıyor. Bu seçkiler, serginin yalnızca estetik değil, ahlaki ve manevi bir boyut da taşıdığını gösteriyor.
Sergiye ev sahipliği yapan mekân, Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad döneminde onarılarak bugünkü halini alan Kayseri Kalesi’nin içerisinde yer alan Kale İçi Arkeoloji Müzesi’dir. Hâne, bu tarihî atmosferde geleneksel sanatların estetik mirasını günümüz izleyicisiyle buluşturuyor ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunan sergi, hat ve tezhip gibi klasik sanat dallarını dijital çalışmalarla bir araya getirerek çağdaş bir sunum dili geliştiriyor. Kayseri’nin tarihî dokusuyla İslam sanatlarının buluşması, ziyaretçilere hem estetik hem de düşünsel bir deneyim sunuyor; sergi, sanatın evrensel dilini yerel bir bağlamda yeniden yorumlayarak izleyiciye sesleniyor.





