SON DAKİKA

EĞİTİM

Üniversiteye Yerleşemeyen Adaylar İçin Ek Tercih Süreci Ne Anlatıyor

Türkiye’de her yıl milyonlarca gencin hayatını şekillendiren üniversite yerleştirme süreci, yalnızca bireysel bir sınav başarısı değil aynı zamanda toplumsal hareketliliğin en güçlü araçlarından biri olarak görülüyor ve ailelerin kuşaklar boyunca aktardığı eğitim beklentisi, adayların tercih dönemlerinde gösterdiği özenle birleşince ortaya çıkan tablo, ülkenin sosyal dokusunu doğrudan etkiliyor. İlk yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından bir programa yerleşemeyen adaylar için ek tercih süreci devreye giriyor ve bu aşama, boşta kalan gençlerin önündeki kapıların yeniden aralanması anlamına geliyor. Eğitim sisteminin derin uçurumlarını ve fırsat eşitliği tartışmalarını da beraberinde taşıyan bu süreç, her aşamasıyla toplumun geniş bir kesimi tarafından izleniyor.

Bu yılın yerleştirme maratonunda sonuçlar 18 Ağustos’ta adayların erişimine açıldı ve öğrenciler durumlarını ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden öğrenme imkânı buldu; ancak üniversite ek tercihleri için henüz netleşmiş bir takvim bulunmuyor ve adaylar ile aileler, kurumun yapacağı duyuruyu bekliyor. Yerleştirmeye hak kazanamayan veya tercih yapmamış gençlerin yanı sıra kayıt dönemi sonunda boş kalan kontenjanlar da ek yerleştirmenin kapsamını belirleyecek. Sürecin başlaması için öncelikle üniversite kayıtlarının tamamlanması, ardından kalan boş kontenjanların tespit edilmesi gerekiyor ve bu bekleme dönemi, adaylar açısından belirsizlikle geçen sancılı bir zaman dilimini oluşturuyor.

Geçmiş yılın deneyimi, bu belirsizliğe dair bir fikir veriyor; geçtiğimiz sene tercih sonuçları 25 Ağustos 2025 tarihinde açıklanmış, ek tercih işlemleri ise 25-30 Eylül 2025 tarihleri arasında alınmıştı. Bu takvim göz önünde bulundurulduğunda, 2026 yılına ait ek tercihlerin de eylül ayının son haftasında, ÖSYM tarafından yayımlanacak ek tercih kılavuzunun paylaşılmasının ardından başlaması bekleniyor. Bu kılavuz, adayların hangi programlara, hangi koşullarla başvurabileceğini ortaya koyan temel belge niteliği taşıyor ve kılavuzun çıkmasıyla birlikte tercih maratonunun ikinci etabı da resmen başlamış olacak.

Adayların ek tercih işlemleri, ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden yapılacak; başvuru sahipleri, yayımlanacak ek yerleştirme kılavuzunda yer alan kontenjanları ve başvuru koşullarını dikkate alarak listelerini oluşturacak. Bu noktada üniversitelerin boş kalan kontenjanları ile adayların yerleştirme puanları belirleyici rol oynuyor ve adayların sistem üzerinden yapacakları işlemlerde, kılavuzdaki koşulları dikkatle incelemesi hayati önem taşıyor. Yanlış ya da eksik bilgiyle yapılan bir tercih, gençlerin bir yıllık emeğinin karşılıksız kalmasına yol açabiliyor.

Kaynak haberde ek tercih hakkının kaç olduğuna dair net bir bilgi yer almıyor; bu konudaki ayrıntıların kılavuzun yayımlanmasıyla birlikte netlik kazanması bekleniyor. Adayların ek tercih sürecinde kaç tercih hakkı bulunduğu, hangi programlara yönelebilecekleri ve yerleştirme puanlarının nasıl değerlendirileceği gibi sorular, kılavuzun açıklanmasıyla yanıt bulacak. Aynı şekilde ek tercihlerin nereden yapılacağı sorusu da ÖSYM’nin duyuracağı takvimle birlikte kesinlik kazanacak ve bu belirsizlik döneminde adayların resmî açıklamaları takip etmesi, sosyal medyada dolaşan doğrulanmamış bilgilere itibar etmemesi gerekiyor. Sürecin her aşaması, kurumun resmî kanallarından yapılacak duyurularla şekillenecek.

Üniversite yerleştirme sistemi, yalnızca bir sınav takvimi değil; aynı zamanda toplumsal adalet ve fırsat eşitliği tartışmalarının da merkezinde duruyor ve büyükşehirlerdeki özel kurslara erişebilen öğrencilerle kırsaldaki imkânları kısıtlı gençler arasındaki fark, ek tercih döneminde daha da görünür hale geliyor. Boş kalan kontenjanların hangi bölümlere ait olduğu, bu bölümlerin coğrafi dağılımı ve adayların bu seçeneklere ne ölçüde yöneleceği, eğitimdeki bölgesel dengesizliğin bir yansıması olarak okunabilir. Ek tercih, kimi adaylar için yeni bir başlangıç kapısı olurken kimileri için ise istemediği bir bölüme mecbur kalma anlamına gelebiliyor ve bu ikilem, gençlerin kariyer planlamaları kadar ailelerin beklentilerini de derinden etkiliyor.

Ek tercih sürecinin sağlıklı işlemesi, doğru bilgiye zamanında ulaşılmasına bağlı olduğundan adayların ÖSYM’nin resmî internet sitesi ve Aday İşlemleri Sistemi üzerinden yapılacak duyuruları düzenli olarak kontrol etmesi, sürecin en kritik adımını oluşturuyor. Kılavuzun yayımlanmasıyla birlikte başvuru koşulları, kontenjanlar ve tercih sayısına ilişkin tüm ayrıntılar netleşecek; adaylar da bu çerçevede kendi stratejilerini belirleyecek. Üniversite kayıtlarının tamamlanması ve boş kontenjanların tespitiyle birlikte ek yerleştirme takvimi resmen işlemeye başlayacak.

İlgili Makaleler