Türkiye’nin madencilik sektöründe iş güvenliği kültürünün ne denli hayati olduğu, son yıllarda yaşanan acı deneyimlerle bir kez daha anlaşıldı ve yer altında metrelerce derinlikte çalışan madencilerin karşılaştığı riskler, yalnızca sektörün değil toplumun tamamını ilgilendiren bir güvenlik meselesi olarak öne çıkıyor. Bu bilinçle hareket eden Türkiye Madenciler Derneği, arama-kurtarma ekiplerinin kabiliyetlerini sınamak ve acil durumlara hazırlık seviyesini yükseltmek amacıyla kapsamlı bir organizasyona hazırlanıyor. Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş.’nin ev sahipliğinde ve Rize Belediyesinin katkılarıyla düzenlenen 4. Maden Kurtarma Yarışması, 22-25 Eylül 2026 tarihleri arasında Rize’de yapılıyor.
Sektördeki önde gelen 13 maden şirketinin arama-kurtarma takımları, bu dört günlük etkinlikte altı farklı kategoride yeteneklerini sergiliyor ve yarışmanın açılış töreni 22 Eylül Salı günü Rize İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Ekipler; yeraltı, yangın, deprem, kimyasala müdahale, araç kazası ve takım yetkinliği başlıkları altında mücadele ediyor. Kriz anındaki tepki sürelerinin ve ekip dayanışmasının ölçüldüğü bu etaplar, gerçek birer afet provası niteliği taşıyor. Yeraltı arama-kurtarma ile deprem modülleri Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş. maden sahasında icra edilirken, diğer kategoriler Rize şehir merkezinde halka açık biçimde yapılıyor.
Organizasyonun ödül töreni ise 25 Eylül akşamı düzenlenecek gala gecesiyle tamamlanıyor ve yarışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan TMD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, sektörün “önce insan” anlayışıyla hareket ettiğini vurguluyor. Yılmaz, organizasyonun 2019 yılında 5 takımla başladığını, bugün ise 13 profesyonel kurtarma takımı ile uluslararası gözlemcileri bir araya getiren büyük bir dayanışma ağına evrildiğini belirtiyor. Madencilikte olası riskleri yönetme ve güvenlik standartlarını ileri taşıma kararlılığında olduklarını ifade eden Yılmaz, arama-kurtarma ekiplerinin yalnızca kendi sahalarıyla sınırlı kalmadığını söylüyor.
Yılmaz, konuşmasında Kahramanmaraş merkezli depremlerde maden kurtarma ekiplerinin gösterdiği fedakârlığa dikkat çekiyor ve ekiplerin ülkenin dört bir yanındaki kaza ve afetlerde milletin yardımına koştuğunu, binlerce canı enkazdan sağ olarak çıkardığını dile getiriyor. Rize’de dört gün boyunca izlenecek tüm kategorilerin, gerçek kaza ve afetlerin sahada birebir provası olduğunu söyleyen Yılmaz, burada sergilenecek becerilerin ve kazanılacak her saniyenin yarın olası bir acil durumda hayat kurtaracak tecrübeler olduğuna inandığını kaydediyor. Tüm ekiplere başarılar dileyen Yılmaz’ın açıklamaları, organizasyonun sektör için taşıdığı stratejik değeri gözler önüne seriyor.
Uluslararası Maden Kurtarma Birliği üyesi olan TMD, bu yarışmayı önümüzdeki dönemde uluslararası bir formata taşımayı hedefliyor ve bu vizyon doğrultusunda organizasyonu üçü Türkiye’den, ikisi Azerbaycan ve Yunanistan’dan olmak üzere toplam 5 gözlemci şirket yerinde takip ediyor. Güney Afrika ve Zambiya’dan gelen maden kurtarma profesyonelleri de sahada gözlemci olarak bulunuyor. Böylece etkinlik, yalnızca ulusal ölçekte bir yarışma olmaktan çıkıp sınır ötesi bir bilgi ve deneyim paylaşımı zeminine dönüşme yolunda ilerliyor. Maden kurtarma alanındaki uluslararası iş birlikleri, Türkiye’nin bu sahadaki kabiliyetini küresel standartlarla buluşturma açısından ayrı bir değer taşıyor.
Maden kazaları ve doğal afetler, hazırlıklı olunduğunda can kaybını en aza indirmenin mümkün olduğunu gösteriyor ve arama-kurtarma ekiplerinin eğitimi, ekipman kalitesi ile tatbikat disiplini, bu hazırlığın temel taşlarını oluşturuyor. Rize’de dört gün sürecek yarışma, sektör çalışanlarının özverisini ve mesleki dayanışmasını görünür kılarken, iş güvenliği kültürünün toplumsal düzeyde benimsenmesine de katkı sağlıyor. Yarışmaya katılacak 13 takım, hem kendi yetkinliklerini test ediyor hem de birbirlerinin deneyimlerinden öğrenme fırsatı buluyor. Madencilik sektörünün sürdürülebilirliği ve çalışan güvenliği, bu tür organizasyonların kararlılıkla sürdürülmesine bağlı kalıyor.





