SON DAKİKA

EKONOMİ

Fed’in Şahin Faiz Adımı Asya Para Birimlerinde Baskı Yaratacak

ABD Merkez Bankası’nın şahin faiz artışı, küresel sermaye akışlarının yönünü yeniden şekillendirirken, Asya ekonomilerinin para birimleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bu gelişme, yalnızca finans piyasalarını değil, bölgedeki geniş halk kitlelerinin günlük yaşamını da yakından ilgilendiren bir dönüşümün habercisi niteliğinde. Zira para birimlerindeki değer kaybı, ithal ürün fiyatlarından enerji maliyetlerine kadar pek çok kalemi doğrudan etkiliyor ve enflasyonist baskıları derinleştiriyor. Bölge ekonomilerinin dışa bağımlı yapısı göz önüne alındığında, bu dalgalanmanın orta vadeli büyüme beklentilerine de yansıması kaçınılmaz görünüyor. Kısa vadeli sermaye hareketlerine duyarlı olan bu ekonomiler, faiz oranlarındaki değişimlere hızla tepki verirken yurt içi fiyat istikrarını sağlamakta zorlanıyor. Enerji ve gıda ithalatına olan bağımlılık, yerel para birimlerindeki değer kaybını doğrudan tüketici fiyatlarına yansıtıyor. Bu durum, merkez bankalarının para politikası tercihlerini daha da karmaşık hale getiriyor ve bölgesel finansal istikrar açısından belirsizlikleri artırıyor.

Piyasa stratejistleri, özellikle Cuma günü Japonya Merkez Bankası’nın para politikası toplantısı öncesinde yen başta olmak üzere Asya para birimlerinin baskı altında kalacağını öngörüyor. Analistlerin değerlendirmelerine göre yen, dolar karşısında yaklaşık 158 seviyesinde yer alan 200 günlük hareketli ortalamasına doğru gerileyebilir. Tahvil getirilerinin nasıl bir seyir izleyeceği ise ABD’de aynı vadeye sahip tahvillerdeki fiyatlamalara bağlı olarak şekillenecek. Faiz hareketlerine duyarlı hisselerin de bu süreçte baskı altında kalması bekleniyor.

KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Fed’in yeni ortaya çıkan şahin tutumu nedeniyle Asya piyasalarında tedirginliğin devam etmesi muhtemel” ifadelerini kullandı. Australia & New Zealand Banking Group’tan Khoon Goh ise Asya’da cari açığı bulunan ülkelerin para birimlerinin daha fazla baskı altında kalacağını belirtti. Goh’a göre ABD’de faizlerin yükselmesi, özellikle son dönemde petrol fiyatlarının da artmasıyla birlikte, cari açığın finansmanı için gereken sermaye girişlerinin çekilmesini zorlaştıracak. Bu tablo, dış finansman ihtiyacı yüksek olan ülkelerin para birimleri üzerindeki aşağı yönlü baskıyı daha da belirgin hale getiriyor.

Bu çerçevede Filipin pesosu ve Hindistan rupisinin yeniden rekor düşük seviyeleri test edebileceği, Endonezya rupisinin ise son dönemdeki kazanımlarının bir bölümünü geri verebileceği ifade ediliyor. Tayland’ın da son dönemde cari açık veren ülkeler grubuna katılmasıyla bahtın kısa vadede daha fazla zayıflaması bekleniyor. Öte yandan Fed’in faiz artırdığı bir dönemde yuanın istikrarlı kalması, bölgedeki para birimleri açısından önemli bir çıpa işlevi görebilir. Tayvan doları ve Güney Kore wonunun güçlenmesi beklenirken, wonun ihracatçıların düzenli döviz dönüşümlerinden destek bulduğu belirtiliyor.

ACCM Prime’dan Glenn Yin, Japonya’nın hem faiz artırmak hem de zararı sınırlamak için şahin bir mesaj vermek konusunda ciddi bir baskıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Yin, “Özellikle Fed’in ekonomik projeksiyonlarının yıl sonundan önce bir faiz artışına daha işaret etmesi bu baskıyı artırıyor” dedi. Japonya’nın yeni desteklemek amacıyla birkaç kez müdahalede bulunmuş olması nedeniyle, BOJ’un yarın faiz artışıyla birlikte şahin bir mesaj vermemesi halinde dolar/yen paritesinin yeniden yükselişe geçebileceği değerlendiriliyor. Kısa sürede 160 seviyesinin görülmesi riskinin göz ardı edilemeyeceği kaydediliyor.

Fed’in yeniden sıkılaşma sürecine yönelmesi, Avustralya Merkez Bankası’nın görece yüksek politika faiziyle desteklenen Avustralya dolarının cazibesini azaltıyor. Bir stratejist, “Bunun, yüksek enerji fiyatları ve öngörülen enflasyon görünümüyle birlikte RBA’ya ay sonuna kadar faiz artırması için somut bir gerekçe sağlayacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. AT Global Markets’tan Nick Twidale ise “Gün ilerledikçe doların yen karşısında değer kazandığını göreceğiz” diyerek yatırımcıların son dönemdeki hareketler nedeniyle uzun pozisyonlar konusunda temkinli davrandığını sözlerine ekledi. Piyasadaki bu temkinli duruş, kısa vadeli dalgalanmaların sürebileceğine işaret ediyor.

İlgili Makaleler