Sağlık Bakanı Memişoğlu’nun İsteğe Bağlı Sezaryeni azaltma hamlesi, hekimlerin mesleki özerkliği ve anne adaylarının seçim hakkı üzerindeki hukuki ve etik tartışmaları alevlendirdi.
Sağlık Bakanı Memişoğlu’nun İsteğe Bağlı Sezaryen oranlarını düşürme yönündeki kararlı duruşu, tıp ve hukuk camiasında önemli etik ve hukuki tartışmaları beraberinde getirdi. Bir yandan kamu sağlığını koruma hedefi varken, diğer yandan hekimlerin mesleki özerkliği ve anne adaylarının kendi doğum şekillerini seçme hakkı (aydınlatılmış onam) gibi temel haklar gündeme geldi. Sezaryenin bir cerrahi müdahale olduğu göz önüne alındığında, anne adayının bilgilendirilmiş tercihi ile devletin koruyucu sağlık politikası arasındaki denge nasıl sağlanacak?
Bu durum, hastanelerde İsteğe Bağlı Sezaryen endikasyonlarının belirlenmesinde YZ destekli denetimlerin hekim kararına müdahale edip etmeyeceği sorusunu doğuruyor. Peki, bu yeni politika, hekimlerin yasal sorumluluklarını ve tıbbi etik kurallarını nasıl etkileyecek?
Hekim Özerkliği ve Aydınlatılmış Onam
Hukukçular, İsteğe Bağlı Sezaryen oranlarının idari kararla düşürülme çabasının, hekimlerin hastaları için en uygun tedaviye (doğum şekline) karar verme yetkisi olan mesleki özerkliğini kısıtlayabileceği uyarısında bulunuyor. Ancak, mesleki özerkliğin de tıbbi endikasyon (zorunluluk) olmadıkça cerrahi müdahaleyi teşvik etmeme etik kuralıyla sınırlı olduğu belirtiliyor.
Anne adaylarının ise, doğum şekilleri hakkında tüm riskler ve faydalar konusunda eksiksiz bilgi aldıktan sonra (aydınlatılmış onam) tercih yapma hakları temel bir hasta hakkıdır. Bakanlık, politikayı uygularken bu hakkı zedelememeye özen göstermek zorundadır. İsteğe Bağlı Sezaryen talebinin reddi, anne adayının hakkını ihlal eder mi?

YZ Destekli Denetimlerin Hukuki Boyutu
Bakanlığın sezaryen endikasyonlarını izlemek için kullanmayı planladığı YZ (Yapay Zekâ) destekli denetim sistemleri, hukuki açıdan hassas bir konudur. Bu YZ destekli denetim, yüksek sezaryen oranlı hekimleri tespit edebilir, ancak YZ’nin analizi, hekimin o anki tıbbi kararını geçersiz kılamaz. YZ, sadece bir uyarı veya denetim aracı olarak kullanılabilir.
Veri Güvenliği: Doğumhane ve ameliyathanelerden toplanan hassas tıbbi verilerin (endikasyon, süreç, komplikasyon) IoT sensörleri aracılığıyla merkezi bir sistemde toplanması, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) açısından üst düzey güvenlik önlemleri gerektirir.
Malpraktis Riski: Hekimler, idari baskı nedeniyle normal doğuma yönlendirip, sonrasında komplikasyon gelişirse olası malpraktis davaları karşısında hukuki olarak nasıl korunacak?
Hekimler, idari baskı ve malpraktis riskini dengelemek için nasıl bir savunma stratejisi izleyecek?
Sonuç: Etik ve Hukuki Denge Şart
Sağlık Bakanlığı’nın İsteğe Bağlı Sezaryen azaltma politikası, kamu sağlığı açısından gerekli olsa da, uygulamasında hukuki ve etik dengenin korunması şarttır. Hekim özerkliği ve annenin tercihi hakkı, YZ destekli denetim sistemleriyle dahi kısıtlanamaz. Politik hedeflere ulaşmak için, bilgilendirme kalitesini artırmak ve ebe eşliğinde normal doğumu teşvik etmek en etik ve hukuki yoldur.





