Ekonomi yönetiminin açıkladığı yol haritaları, dar gelirli kesimler başta olmak üzere geniş toplumsal katmanların gündelik yaşamını doğrudan biçimlendiriyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında enflasyon, memur ve emekli maaşları, eşel mobil uygulaması, sosyal konut ile büyüme ve ekonomi politikalarına dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bakan Şimşek, Orta Vadeli Program’ın kamu açısından bağlayıcı, özel sektör için ise rehber niteliği taşıdığını belirterek, bölgedeki savaşların enflasyon üzerindeki olumsuz etkisine dikkat çekti. Savaş koşullarının fiyat istikrarı üzerinde yarattığı baskıyı somutlaştıran Şimşek, “Savaş olmasaydı enflasyon bugün itibarıyla 7 puan daha aşağıda olacaktı” ifadelerini kullandı.
Kamu çalışanları ve emeklilerin gelirlerine ilişkin merak edilen soruya net bir yanıt veren Bakan Şimşek, maaş artışlarında enflasyonun altında kalınmayacağını, hem memurların hem de emeklilerin alacakları zammın en az enflasyon oranına denk geleceğini söyledi. Bu açıklama, alım gücünün korunması yönünde bir taahhüt olarak öne çıkarken, temel hedefin dezenflasyon olduğunu vurgulayan Şimşek, arzulanan hıza henüz ulaşılamadığını kabul etti. Enflasyonun seyri üzerinde birden fazla iç ve dış faktörün etkili olduğunu aktaran Bakan, özellikle son dönemde dış kaynaklı baskıların belirleyici hale geldiğini söyledi. Dünya genelinde bir enerji şoku yaşandığını ve bütün emtia fiyatlarında ciddi artış olduğunu dile getiren Şimşek, bu gelişmelerin hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte enflasyonu olumsuz etkilediğini belirtti. Gıda ve enerji kalemlerindeki dalgalanmanın hanelerin bütçesine doğrudan yansıdığını, bu nedenle sosyal destek mekanizmalarının önem kazandığını da sözlerine ekledi.
Orta Vadeli Program’ın hedeflerine değinen Şimşek, en bağlayıcı unsurun bütçe olduğunu ifade etti. Kamunun gelir kalemlerinden ziyade giderlerinin doğrudan kontrol edilebilir olmasının bu alanı kritik kıldığını anlatan Bakan, geçmiş yıllardaki bütçe performansına ilişkin veriler paylaştı. 2023 yılında yüzde 6,4 olarak öngörülen bütçe açığı hedefinin yüzde 5,1 ile daha iyi bir noktada gerçekleştiğini hatırlatan Şimşek, 2024 yılında yüzde 6,4 olarak belirlenen hedefin yüzde 4,7 ile aşıldığını aktardı. Geçen sene bütçe açığının yüzde 2,9’a gerilediğini belirten Bakan, benzer ülkelerin ortalamasının yüzde 5,9 olduğunu kaydederek Türkiye’nin bu ülkelerin yarısı kadar bile açık vermediğini söyledi. Mali disiplinin korunmasının piyasalara güven verdiğini, bunun da faiz ve kur üzerinden enflasyona olumlu yansıdığını ifade etti.
Eşel mobil sistemine ilişkin de bilgi veren Şimşek, 2026 yılında bu uygulamanın hayata geçirileceğini ve şimdiye kadar gelirden ciddi feragat edildiğini ifade etti. Türkiye ekonomisinin dış şokların etkisiyle bir miktar yavaşladığını dile getiren Bakan, buna karşın 2026 için öngörülen yüzde 3,5’lik bütçe açığı hedefinin altında kalınarak yüzde 3,1’lik bir performans sergileneceğini açıkladı. Geçen seneki programda 2026 yılı için yüzde 3,8’lik büyüme öngörüldüğünü hatırlatan Şimşek, yurt dışındaki şoklara rağmen büyümenin bu sene yüzde 3,3 civarında olmasının beklendiğini söyledi. Yaşanan sarsıntıya oranla sapmanın ciddi boyutlara ulaşmadığını değerlendiren Bakan, tutmayan tek net hedefin enflasyon olduğunu kabul etti. İstihdam tarafında ise tablonun görece dirençli kaldığını, sanayi üretimindeki dalgalanmanın hizmet sektörüyle dengelendiğini belirtti.
Enflasyondaki katılığa dair çarpıcı bir tespitte bulunan Şimşek, savaşın etkisinin kısmen bulunduğunu ancak Türkiye’de öngörülenin veya modelin hesapladığının üzerinde bir atalet ve katılık yaşandığını belirtti. Bunun bir sorun teşkil ettiğini dile getiren Bakan, bu nedenle daha fazla zamana ihtiyaç duyulduğunu ve hedeflerin de bu çerçevede revize edildiğini aktardı. Fiyat istikrarı sağlanana kadar para ve maliye politikalarının eşgüdüm içinde yürütüleceğini, gerektiğinde ek adımların devreye alınabileceğini vurguladı. Orta Vadeli Program sayesinde birçok hedefin büyük ölçüde tutturulduğuna işaret eden Şimşek, kur korumalı mevduatın sona erdiğini ve rezervlerdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakanın açıklamaları, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadelede kararlılığını koruduğunu ancak sürecin öngörülenden daha uzun bir zaman alabileceğini ortaya koydu.





