SON DAKİKA

SAĞLIK

ABD Sağlık Bakanlığı Kablosuz Teknolojiler İçin Bilimsel Veri Topluyor

Elektromanyetik alanların insan sağlığı üzerindeki etkileri, modern yaşamın görünmez ama her yeri saran bir tartışması haline geldi. Cep telefonlarından akıllı sayaçlara, giyilebilir cihazlardan kablosuz tıbbi ekipmanlara kadar günlük hayatın neredeyse tamamına yerleşen teknolojiler, beraberinde uzun süredir cevaplanmayı bekleyen soruları da taşıyor. Bu soruların bir kısmı bilimsel merakla sınırlı kalırken, bir kısmı komplo teorilerinin gölgesinde kamuoyunun zihninde yer ediniyor. ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (HHS), işte bu geniş tartışma alanına dair resmi bir adım atarak hem bilim insanlarına hem de vatandaşlara seslendi.

Bakanlık, 17 Eylül’de yayımladığı bilgi talebiyle 5G dahil tüm kablosuz teknolojilerin oluşturduğu elektromanyetik alanlar ve radyo frekansı radyasyonunun olası sağlık etkileri konusunda kamuoyundan görüş ve bilimsel veri istedi. Çağrıda cep telefonları, Wi-Fi ağları, akıllı sayaçlar, giyilebilir teknolojiler, kablosuz tıbbi cihazlar ve 6G ağları ile iletişim gibi geniş bir yelpazeden kaynaklanan maruziyetlere ilişkin araştırmaların paylaşılması talep edildi. Bakanlık, toplanacak bilgilerin mevcut bilimsel verilerin değerlendirilmesi, araştırma boşluklarının belirlenmesi ve kablosuz teknolojilere ilişkin güvenlik standartlarının gözden geçirilmesinde kullanılacağını açıkladı. Bu süreç, yalnızca 5G’ye odaklanmayıp kablosuz teknolojilerin tamamından kaynaklanan frekans ve elektromanyetik alan maruziyetlerini kapsıyor.

HHS’nin çağrısı yalnızca mevcut bilimsel kanıtlarla sınırlı değil; klinik gözlemler, maruziyet standartları ve gelecekte yürütülmesi gereken araştırmalar konusunda da bilgi talep ediliyor. Bakanlığın başında Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. bulunuyor. Kennedy, elektromanyetik radyasyonun sağlık üzerindeki olası etkilerine dair kaygılarını daha önce kamuoyuyla paylaşmıştı. Bu kaygılar, 5G teknolojisinin COVID-19’a neden olduğu veya virüsün yayılmasını sağladığı yönündeki iddialarla aynı düzlemde değil. Bilimsel kanıtlara dayanmayan bu iddialar, COVID-19 salgınının ilk dönemlerinde sosyal medyada yayılmıştı. Bakanlığın bilgi talebi ise komplo teorilerinden bağımsız, bilimsel bir değerlendirme süreci olarak yürütülüyor.

Kablosuz teknolojilerin sağlık üzerindeki olası etkileri bilim dünyasında araştırılmaya devam ediyor. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC), mevcut bilimsel verilerin bu teknolojilerin kullanımıyla sağlık sorunları arasında net bir ilişki ortaya koyacak düzeyde olmadığını ifade ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün kanser araştırma kuruluşu IARC’nin 2024’te yayımladığı geniş kapsamlı COSMOS araştırmasında 250 binden fazla cep telefonu kullanıcısının verileri incelendi. Araştırmada, telefonla en çok konuşan yüzde 10’luk kesimin beyin tümörü geliştirme riskinin, cihazı daha az kullananlardan yüksek olmadığı ortaya kondu. CDC, radyo frekansı radyasyonunun uzun vadeli olası etkilerine ilişkin çalışmaların devam ettiğini, bazı sağlık sonuçlarının ise hâlâ incelendiğini bildiriyor. HHS, bu son çağrıyla bilimsel kanıtları yeniden ele almayı ve elektromanyetik alanlar ile kablosuz teknolojiler alanında hangi çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu tespit etmeyi amaçlayan bir veri toplama süreci yürütüyor.

İlgili Makaleler