Üniversite hayali kuran binlerce gencin bir yıllık emeğinin karşılığını bulduğu yerleştirme maratonu, ek tercih döneminin de sona ermesiyle kapandı. Üniversite sınavına giren adaylar, asıl yerleştirme sonuçlarının ardından açık kalan kontenjanlar için umutlarını ek yerleştirme sürecine bağlamıştı ve bu süreç eğitim hayatının dönüm noktalarından biri olarak ailelerin ve gençlerin gündemini uzun süre meşgul etti. Ek tercih işlemleri, hem adayların hem de ailelerin gelecek planlaması açısından kritik bir eşik olarak kayıtlara geçti.
ÖSYM’nin yürüttüğü 2026-YKS Ek Yerleştirme tercih dönemi, 17 Eylül 2026 tarihinde başladı ve adaylar üniversiteye yerleşmek için gereken ek tercihlerini bu tarihten itibaren yapmaya başladı. Sürecin bitiş tarihi ise 21 Eylül 2026 Pazartesi günü saat 23.59 olarak duyurulmuştu; bu saatten sonra ek yerleştirme için herhangi bir tercih işleminin yapılamayacağı adaylara bildirildi. Dolayısıyla eğitim camiasında merakla beklenen ek tercih dönemi, belirlenen takvime uygun şekilde tamamlandı.
Adaylar, tercih işlemlerini ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi üzerinden yaptı ve sisteme giriş yapmak isteyen adaylar, T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle kimlik doğrulaması gerçekleştirdi. Tercihlerini bireysel olarak tamamlayan adaylar, bu işlemler için ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulamasını da kullanabildi; böylece hem bilgisayar hem de mobil cihazlar üzerinden erişim sağlanarak adaylara kolaylık sunuldu. İşlemlerin zamanında ve eksiksiz yapılması, yerleştirme sonuçlarının sağlıklı ilerlemesi açısından belirleyici oldu.
Ek yerleştirme sürecinin işleyişi, 2026 YKS Kılavuzu’nda yer alan hükümlere göre yürütüldü ve süreç boyunca 2026-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu ile ek yerleştirmeye ilişkin ayrı kılavuzda belirtilen esaslar dikkate alındı. Adayların tercih yaparken bu kılavuzlardaki koşulları gözetmesi gerekiyordu; bu düzenlemeler, yerleştirme işlemlerinin şeffaf ve öngörülebilir bir çerçevede ilerlemesine katkı sağladı. Kuralların netliği, adayların tercih sürecinde daha bilinçli hareket etmesine imkân tanıdı.
Ek tercih dönemi, yalnızca bir bürokratik takvim meselesi değildi; aynı zamanda gençlerin kariyer hedeflerini yeniden gözden geçirdiği bir dönemdi ve asıl yerleştirmede istediği programa ulaşamayan adaylar için ek yerleştirme, yeni bir başlangıç fırsatı anlamına geldi. Bazı adaylar farklı şehirlerdeki üniversiteleri değerlendirmeye açtı, bazıları ise bölüm tercihlerini yeniden sıraladı; bu karar süreci, ailelerin de katılımıyla evlerde uzun tartışmalara sahne oldu. Eğitimin toplumsal hayattaki belirleyici rolü, bu tercih döneminde bir kez daha görünür hâle geldi.
Sürecin sona ermesiyle birlikte gözler, ÖSYM’nin ek yerleştirme sonuçlarını açıklayacağı tarihe çevrildi ancak henüz sonuçların ne zaman ilan edileceğine dair resmî bir açıklama yapılmadı. Adaylar, tercihlerinin karşılığını görmek için ÖSYM’nin duyurularını bekliyor ve bu bekleme süreci, üniversite hayali kuran gençler ve aileleri için heyecanlı bir dönem olarak sürüyor. Eğitim hayatının bu kritik aşamasında atılan adımlar, gençlerin uzun vadeli kariyer planlarını şekillendirecek.
Ek yerleştirme, Türkiye’de yükseköğretime erişimde fırsat eşitliğini güçlendiren bir mekanizma olarak işlev görüyor; açık kalan kontenjanların değerlendirilmesi, hem üniversitelerin kapasitesinin verimli kullanılmasını hem de daha fazla gencin eğitim hakkına erişmesini sağlıyor. Bu yönüyle süreç, bireysel bir tercihin ötesinde toplumsal bir denge işlevi taşıyor. Eğitim politikalarının uzun vadeli hedefleri açısından bakıldığında, ek yerleştirme uygulaması nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunan bir basamak olarak öne çıkıyor.





