Türkiye’nin dijital egemenlik tartışması yıllardır aynı çıkmazın etrafında dönüyor: yerli kurumların ürettiği hassas veriler sınırların ötesindeki sunucularda işleniyor ve bu bağımlılık her geçen gün derinleşiyor. Savunma sanayiinden üniversitelere, girişimcilerden kamu kurumlarına kadar geniş bir kesimin yapay zeka kullanımı arttıkça verinin nerede tutulduğu sorusu teorik bir tartışmadan çıkıp operasyonel bir zorunluluğa dönüştü. Küresel bulut hizmetlerine yönelen talebin yarattığı maliyet ve güvenlik açmazı, yerli bir alternatifin gecikmeden devreye alınması gerektiğini de beraberinde getirdi. Bu nedenlerle Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın geliştirdiği milli yapay zeka platformu EVREN, kullanıcıların erişimine 11 açık kaynak modelle birlikte sunuldu.
Platformun açık kaynak büyük dil modellerini hizmete sunduğu adım Eylül 2026 itibarıyla tamamlandı; böylece veri işleme süreçleri tamamen Türkiye’deki yüksek performanslı GPU altyapısında yürütülebiliyor. Savunma sanayii firmalarından teknoloji şirketlerine, akademisyenlerden araştırmacılara, girişimcilerden yazılımcılara ve yapay zeka öğrenen öğrencilere uzanan geniş bir kullanıcı kitlesi, kendi donanımını kurmadan model eğitimi yapabilecek. EVREN, Haziran 2026’dan bu yana veri, yapay zeka modeli ve yüksek performanslı hesaplama gücünü tek çatı altında topluyor; Eylül ayındaki eklemeyle bu yapıya açık kaynak dil modelleri de dahil oldu. Kullanıcılar artık hassas kayıtlarını yurt dışına göndermek zorunda kalmadan yapay zeka destekli uygulama geliştirebilecek.
OIRRC Sinyal İşleme Direktörü Hikmet Yücel, kurumların büyük bölümünün ChatGPT ve Claude gibi kapalı kaynak bulut hizmetlerini tercih ettiğini, verilerin de yurt dışındaki sunucularda işlendiğini söyledi. “EVREN’in yeni hizmetiyle kayıtlar Türkiye’deki altyapıda işlenir” diyen Yücel, bunun Türkiye’nin yapay zeka serüveninde önemli bir aşama olduğunu belirtti. Bu tespit, yerli platformun kritik bir boşluğu doldurduğunu da ortaya koyuyor: verinin sınır içinde kalması, hem güvenlik hem de bağımsızlık açısından stratejik bir gereklilik haline geldi. Savunma sanayiinden gelen bir kurumun bu işi üstlenmesi ise konunun yalnızca ticari değil, aynı zamanda ulusal güvenlik boyutu taşıdığını gösteriyor.
Platformun erişim modeli doğrudan ücretli abonelik yerine katkı esaslı bir kredi sistemine dayanıyor; bu tercih, kaynakların paylaşımını teşvik eden bir mantığa oturuyor. Kullanıcılar veri seti yükleyerek, veri etiketleyerek ya da eğitilmiş yapay zeka modellerini paylaşarak kredi kazanıyor; bu krediler yüksek performanslı GPU havuzunda harcanıyor. Bu yapı, henüz altyapı yatırımı yapmamış küçük girişimlerle sınırlı bütçeli araştırma gruplarına da kapı aralıyor. Böylece yapay zeka üretim sürecine katılmak, yalnızca büyük bütçeli kurumların erişebildiği bir ayrıcalık olmaktan çıkıyor.
Platforma giriş e-Devlet üzerinden yapılıyor ve ayrı bir sözleşme ya da başvuru süreci gerektirmiyor; bu basitlik, kamu kurumlarının, savunma sanayii firmalarının, üniversitelerin ve girişimcilerin sisteme hızla dahil olmasını sağlıyor. Kamu tarafında veri işleme süreçlerinin yurt dışına aktarılmadan yürütülebilmesi, idari verilerin gizliliği açısından ayrı bir değer taşıyor. Akademik çevreler için kendi GPU altyapısını kurma maliyetinden kurtulmak, araştırma projelerinin önünü açan pratik bir çözüm sunuyor. Girişimciler açısından bakıldığında, model eğitimi için gereken hesaplama gücüne erişimin kolaylaşması, ürün geliştirme süreçlerini kısaltan bir etken olarak beliriyor.
Verilerin yurt dışındaki bulut servislerine aktarılmasının önüne geçilmesi yalnızca teknik bir tercih değil; aynı zamanda veri egemenliği tartışmasının somut bir yansıması olarak okunabilir. Yıllardır kapalı kaynak hizmetlere bağımlı kalan kurumların yerli bir alternatife yönelmesi, bağımlılığın azalması anlamına geliyor. Savunma sanayii ve teknoloji firmaları, üniversitelerdeki akademisyenler ve araştırmacılar, girişimciler, yazılımcılar ile öğrenciler yapay zeka üretim sürecinde EVREN’i kullanacak. Bu geniş katılım, platformun yalnızca bir altyapı hizmeti değil, aynı zamanda bir ekosistem kurma girişimi olduğunu gösteriyor.
EVREN’in 11 açık kaynak modelle kullanıcıların karşısına çıkması, yerli yapay zeka ekosisteminin olgunlaşma sürecinde bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilir. Verinin Türkiye’deki altyapıda işlenmesi kurumların güvenlik kaygılarını azaltırken katkı esaslı kredi modeli, kaynak paylaşımını teşvik eden bir kültürün oluşmasına zemin hazırlıyor. Kamu kurumlarından öğrencilere uzanan kullanıcı tabanı, platformun yalnızca teknik değil toplumsal bir işlev de üstlendiğini ortaya koyuyor. Yapay zeka üretiminde dışa bağımlılığın azalması, uzun vadede hem ekonomik hem de stratejik kazanımlar doğurabilecek bir sürecin başlangıcı olarak görülüyor.





