SON DAKİKA

SAĞLIK

Şehir Hastanelerinde KÖİ Denetiminde Eksiklikler Ortaya Çıktı

Kamu kaynaklarıyla yapılıp özel şirketlere uzun süreli işletme hakkı verilen şehir hastaneleri, sağlık sisteminin en büyük mali yüklerinden biri olmayı sürdürüyor. Sayıştay’ın Sağlık Bakanlığı 2025 yılı denetim raporu, bu modelin işleyişine dair çarpıcı tespitler içeriyor. Kamu-özel işbirliği (KÖİ) kapsamında işletilen hastanelerde yatırım süreçlerinden işletme dönemlerine, vergi istisnalarından ticari alan kullanımına kadar geniş bir alanda saptanan aksaklıklar, denetim tarafının zayıf kaldığını gösteriyor. Sayıştay’ın 22 sayfaya yayılan bulguları, kamu tarafının sözleşmelerden doğan haklarını tam anlamıyla izleyemediğini ve mali yükümlülüklerin belirsizliğini koruduğunu ortaya koyuyor.

Sayıştay denetçileri, şehir hastanesi sözleşmelerinin fiili tamamlama belgesinin düzenlenmesinden itibaren 24 ay içinde nihai tamamlama belgesinin çıkarılmasını öngördüğünü hatırlatıyor. Ancak 2025 sonu itibarıyla 17 hastanede bu sürenin dolmuş olmasına rağmen bakanlığın süreci sonuçlandırmadığı belirlendi. Nihai hesapların kapanmaması, şirketlerle bakanlık arasındaki mali yükümlülükleri askıda bırakıyor. Yapılmayan veya yarım bırakılan imalatlar, tıbbi cihaz ve mefruşat eksiklikleri, ticari ve idari alanlardaki farklılıklar ile yatırımların erken ya da geç tamamlanmasından kaynaklanan KDV istisnası gibi kalemlerin akıbeti belirsizliğini koruyor. Bu tablo, sözleşmelerin gerektirdiği mali mutabakatın yıllar boyunca yapılamadığını ve kamu tarafının alacak-borç dengesini netleştiremediğini gösteriyor.

Raporun en çarpıcı bulgularından biri, 18 hastanenin tamamında şirketlerin resmi yer tesliminden önce inşaata başlamış olmasına rağmen bu sürenin işletme dönemlerinden düşülmemesi. Şirketlerin erken başladığı çalışmalar, işletme süresinin uzaması anlamına gelirken, kamu tarafı bu durumu sözleşme takvimine yansıtmamış görünüyor. Şirketlerin sözleşmede tanımlı olmayan alanlarda ticari faaliyet yürüttüğü, buna karşılık yapılmayan işlerin ve eksik ekipmanların ödemelere yansıtılmadığı tespit edildi. Bu durum, KÖİ modelinde gelir paylaşımı ve gider sorumluluğu arasındaki dengenin kamu aleyhine bozulduğuna işaret ediyor.

Tıbbi cihaz ve mefruşat tarafındaki eksiklikler ise doğrudan hasta hizmetini etkiliyor. Arızalı cihazların uzun süre kullanım dışı kalması sağlık hizmetlerinde aksamalara yol açarken, sterilizasyon gecikmelerinin çoğunun bildirilmediği ve pazar testlerinin geciktiği kaydedildi. Bu bulgular, denetim mekanizmasının yalnızca mali tablolarla sınırlı kalmaması gerektiğini, hizmet kalitesinin de sözleşme kapsamında izlenmesi gerektiğini gösteriyor. Sayıştay, bakanlığın 2025 yılı mali rapor ve tablolarına ilişkin olarak genel anlamda tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir bilgi sunduğu görüşüne ulaştı. Şehir hastanelerine dair tespitler ise denetim görüşünün dışında, Diğer Bulgular başlığı altında 32-53. sayfalar arasında sıralandı.

Muhalefet milletvekilleri, raporun ortaya koyduğu tablo üzerinden Sağlık Bakanlığı’nı eleştirdi. CHP Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, YENİ Parti Milletvekili Kayıhan Pala ve Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan, bulguların kamu kaynaklarının kullanımındaki denetim boşluğunu gözler önüne serdiğini dile getirdi. Raporda 17 hastanenin adı tek tek sayılmazken, Sağlık Bakanlığı’nın KÖİ modeliyle 2023 sonuna kadar hizmete açtığı hastaneler listesinde Adana, Ankara Bilkent, Ankara Etlik, Bursa, Elazığ Fethi Sekin, Eskişehir, Gaziantep, Isparta, İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura, İzmir Bayraklı, Kayseri, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu ve Yozgat yer alıyor. Kütahya Şehir Hastanesi’nin işletme dönemi Mart 2024’te başladığı için 2025 sonunda iki yıllık süre henüz dolmamıştı.

Raporun bütünü, KÖİ modelinin sözleşme yönetimi, mali mutabakat ve hizmet denetimi başlıklarında ciddi bir kurumsal kapasite sorununa işaret ediyor. Kamu tarafının nihai tamamlama süreçlerini yıllarca sonuçlandıramaması, işletme dönemi ile inşaat takvimi arasındaki ilişkinin kurulamaması ve ticari alan kullanımının sözleşme dışına taşması, modelin kamu yararına işletilip işletilmediği sorusunu derinleştiriyor. Sağlık hizmetinin kesintisizliği açısından cihaz arızalarının uzun süre giderilmemesi ve sterilizasyon gibi kritik süreçlerdeki bildirim eksiklikleri, denetimin yalnızca mali boyutla sınırlı kalmaması gerektiğini ortaya koyuyor.

İlgili Makaleler