Üniversite kapısından dönen ya da okuluna devam edemeyen binlerce öğrencinin yıllardır beklediği af düzenlemesinde kapsam genişletildi. Yükseköğretim Yürütme Kurulu, 2026 YKS sonuçlarına göre bir programa yerleşme hakkı kazandığı halde çeşitli nedenlerle kayıt işlemini tamamlayamayan adayların da af hükümlerinden yararlanmasını uygun buldu. Karar, üniversitelere resmi yazıyla duyuruldu ve başvuru takvimi netleşti. Böylece sınavda başarılı olmasına karşın maddi imkânsızlık, şehir değişikliği ya da ailevi sorumluluklar yüzünden kayıt yaptıramayan gençler için yeni bir sayfa açılmış oldu.
Düzenlemenin en dikkat çekici yanı, kayıt yaptırdıktan sonra kendi isteğiyle üniversiteyle ilişiğini kesen öğrencileri de kapsaması. Bu gruptakiler için kritik bir tarih sınırı belirlendi: İlişik kesme işleminin 9 Aralık 2026’dan önce tamamlanmış olması gerekiyor. Kanunda yer alan diğer koşulları da taşıyan öğrenciler, bu tarih şartını sağladıkları takdirde af kapsamında değerlendirilecek. Uzmanlar, bu tarihin hem kayıt sildiren hem de hiç kayıt yaptırmayan öğrenciler için ortak bir eşik oluşturduğunu, bunun da başvuru sürecinde karışıklığı önleyeceğini ifade ediyor.
Öğrenci affından yararlanmak isteyenler için son başvuru tarihi de 9 Aralık 2026 olarak açıklandı. Yükseköğretim Kurulu, aldığı kararı tüm üniversitelere bildirdi; kampüslerdeki öğrenci işleri birimleri başvuruları kanunda belirtilen şartlar çerçevesinde değerlendirecek. Kararın ardından birçok üniversitenin internet sitesinde duyuru metinleri yayımlandı ve öğrencilere hangi belgelerle başvurmaları gerektiği hatırlatıldı. Başvuru penceresinin görece kısa tutulması, adayların takvimi yakından izlemesini zorunlu kılıyor. Süreci kaçıran bir öğrencinin bir sonraki düzenlemeyi beklemesi gerekecek.
Af düzenlemesinin genişletilmesi, yalnızca bireysel bir hak teslimi olarak okunmamalı. Yükseköğretime erişimde yaşanan kopukluklar, aynı zamanda nitelikli iş gücü kaybı ve kuşaklar arası eğitim uçurumu anlamına geliyor. Kayıt hakkı kazandığı halde üniversiteye adım atamayan bir gencin, yıllar sonra aynı fırsatı yeniden yakalaması toplumsal hareketlilik açısından değerli. Benzer şekilde, okulunu bırakmak zorunda kalan bir öğrencinin geri dönüş yolu bulması, eğitimin kesintisiz bir hak olduğu ilkesini güçlendiriyor. Kararın uygulanmasında üniversitelerin göstereceği tutum, düzenlemenin gerçek etkisini belirleyecek.
Gözler şimdi başvuru sürecinin nasıl işleyeceğinde. Öğrencilerin, ilişik kesme tarihini ve diğer belgelerini eksiksiz hazırlaması, mağduriyet yaşanmaması için kritik. Üniversitelerin öğrenci işleri birimlerine başvuru yoğunluğunun artması bekleniyor; bu nedenle işlemlerin zamanında tamamlanması için erken hareket etmek gerekiyor. Karar, eğitim hayatı yarıda kalan gençler için yeni bir başlangıç kapısı aralıyor ve bu kapının ne kadar açık kalacağı, başvuru sürecinin sağlıklı yürütülmesine bağlı.





