SON DAKİKA

DÜNYA

Kremlin’den Diplomatik Umut Sinyali: Rusya, ABD ve Ukrayna Arasında Üçlü Format Beklentisi

Rusya’nın Ukrayna sınırlarından Avrupa’nın enerji hatlarına, Karadeniz’deki tahıl koridorundan küresel gıda fiyatlarına kadar uzanan savaş, artık yalnızca cephe hattında yaşanan bir çatışma olarak okunmuyor. Milyonlarca insanın yerinden edildiği, şehirlerin harabeye döndüğü bu süreç, uluslararası diplomasinin en kırılgan başlıklarından biri haline geldi. Savaşın yarattığı yıkım, yalnızca iki ülkenin sınırları içinde kalmıyor; tedarik zincirlerinden göç dalgalarına, savunma harcamalarından diplomatik ittifaklara kadar geniş bir alanda etkisini hissettiriyor. Cephedeki her hareketlilik, yaptırım listelerindeki her güncelleme ve her diplomatik temas, küresel piyasalarda dalgalanma yaratıyor. Bu tablo içinde Kremlin’den gelen son açıklamalar, krizin barışçıl yollarla çözülmesine dair beklentileri yeniden gündeme taşıdı. Savaşın üçüncü yılına girilirken tarafların pozisyonları arasındaki mesafe hâlâ büyük, ancak Moskova’nın müzakerelere yönelik söylemi diplomasi kanallarının yeniden açılabileceği yönünde bir sinyal olarak okunuyor.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova’da Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenecek BRICS zirvesi öncesinde Hint gazetecilere değerlendirmelerde bulundu. Peskov, ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’in Moskova ile Kiev’de temaslarda bulunduğunu anımsattı. ABD’li müzakerecilerin her iki tarafın yaklaşımlarını iletmek için ciddi çaba harcadığını söyleyen Peskov, bu temaslarda belirli ilerleme kaydedileceğini umduklarını dile getirdi. Sözcü, Rusya, Ukrayna ve ABD’nin katılımıyla üçlü formatta müzakerelerin yeniden başlayacağı beklentisini paylaştı. Bu beklenti, Washington’ın hem Moskova hem de Kiev nezdinde eşzamanlı yürüttüğü girişimlerin bir sonuç üretebileceği varsayımına dayanıyor. Peskov’un açıklamaları, Kremlin’in doğrudan kanalların yanı sıra Amerikan arabuluculuğuna da alan açmaya hazır olduğunu gösteriyor.

Peskov, Ukrayna savaşında zafere yaklaştıklarını savunarak cephede ilerlediklerini öne sürdü. Buna karşın her an barışçıl çözüm yoluna geçmeye hazır olduklarını ifade eden Peskov, hedeflere özel askeri operasyonla ulaşmak zorunda kaldıklarını ancak barışçıl yollarla bu hedeflere varmanın kendileri için tercih edilir olduğunu belirtti. Ukrayna meselesinin çözümüne yönelik girişimleri memnuniyetle karşıladıklarını söyleyen Sözcü, krizin barışçıl yollarla çözülmesini gerçekten istediklerini ve Rusya’nın bu sürece açık olduğunu vurguladı. Savaşın sonlandırılmasına ilişkin şartlarını daha önce açıkladıklarını hatırlatan Peskov, Kiev’in savaşı bitirmek istemediğini iddia etti. Moskova’nın bu çerçevede ortaya koyduğu pozisyon, askeri kazanımların sahada korunması ile müzakere masasında meşrulaştırılması arasında bir denge kurma çabası olarak değerlendiriliyor. Peskov’un sözleri, Rusya’nın hem baskı unsurunu hem de diyalog kapısını aynı anda açık tutmak istediğini ortaya koyuyor.

Sözcü, Kiev’de sorumluluk üstlenecek ve zor kararlar alabilecek birinin bulunması halinde savaşın çoktan sona erebileceğini savundu. Bazı Avrupa ülkelerinin Ukraynalıları kışkırttığını öne süren Peskov, bu ülkelerin tutumunun süreci çıkmaza sürüklediğini ima etti. Rusya’ya uygulanan yaptırımların kaldırılmasının gündemlerinde yer aldığını ancak Ukrayna krizinin çözümünün bundan daha öncelikli olduğunu söyleyen Peskov, yaptırım başlığını ikinci plana koydu. Bu ifade, Moskova’nın öncelik sıralamasında diplomatik çözüme yaptırım hafifletmesinden daha fazla ağırlık verdiği şeklinde yorumlandı. Kremlin’in bu tutumu, yaptırımların kaldırılmasını savaşın sona ermesinin bir önkoşulu olarak değil, ancak çözüm sürecinin bir parçası olarak gördüğüne işaret ediyor. Peskov’un sıralaması, Batı başkentlerine iletilen mesajın da çerçevesini çiziyor.

BRICS zirvesi kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin bir araya geleceğini kaydeden Peskov, Hindistan ile Su-57 tipi savaş uçağının ortak üretimini ele almayı planladıklarını söyledi. Sözcü, Hindistan’a askeri teçhizat sevkiyatlarını sürdürmeye hazır olduklarını dile getirdi. S-400 hava savunma sistemlerinin tedarikine ilişkin yükümlülükleri yerine getireceklerini vurgulayan Peskov, Rusya ve Hindistan’ın Ukrayna konusundaki yaklaşımlarının büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, iki ülkenin uluslararası gündemde benzer bir çizgide hareket ettiğini ortaya koydu. Savunma sanayii iş birliği, Moskova ile Yeni Delhi arasındaki ilişkinin yalnızca diplomatik değil aynı zamanda askeri ve teknolojik bir zeminde de ilerlediğini gösteriyor. Peskov’un zirve gündemine ilişkin bu açıklamaları, Moskova’nın Batı ile yaşadığı gerilimde alternatif ortaklıklara verdiği ağırlığı da yansıtıyor.

Sözcü Peskov, İran ile ilgili duruma da değinerek tablonun gergin olduğunu söyledi. Bu gerginliğin dünya ekonomisini kesinlikle olumsuz etkilediğini ifade eden Peskov, Rusya’nın Hürmüz Boğazı’nda tanker ve ticari gemiler dahil deniz taşımacılığının serbest olmasından yana olduğunu açıkladı. İran ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesine yönelik gelişmelerin ise Moskova tarafından nasıl karşılandığı henüz netlik kazanmadı. Kremlin’in bu başlıktaki tutumu, bölgesel istikrar ile enerji güvenliği arasındaki hassas dengenin korunmasına dönük bir çerçevede şekilleniyor. Hürmüz Boğazı’ndan geçen deniz trafiğinin kesintisiz sürmesi, Moskova’nın enerji ihracatı ve küresel tedarik güvenliği açısından kritik önem taşıyor.

İlgili Makaleler