SON DAKİKA

DÜNYA

İran ile diplomasi kapısı aralık: Rubio’dan temkinli mesajlar

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, New York’taki Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu vesilesiyle bir araya geldiği yayın kuruluşlarına İran dosyası başta olmak üzere bölgesel gerilim, enerji güvenliği ve ittifak taahhütleri konusunda kapsamlı açıklamalarda bulundu. Açıklamaların satır aralarında diplomatik kanalların tamamen kapanmadığı mesajı öne çıktı ancak somut bir takvim ya da randevu paylaşılmadı. Rubio, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında planlanmış bir görüşmenin henüz bulunmadığını, buna karşılık sonuç alınabileceğine inanılması halinde İran tarafıyla temas kurmaya açık olduklarını dile getirdi. Washington’ın önceliğinin Tahran’ın nükleer silah edinmesini engellemek olduğunu yineleyen Rubio, bu hedefe diplomasi yoluyla ulaşmayı tercih edeceklerini söyledi. Bu çerçevede İran yönetiminin diplomatik çözümü seçmesi halinde ABD’nin bunu değerlendirmeye hazır olduğunu belirtti.

Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüseferin savaş sonrası dönemde kademeli olarak toparlandığını aktaran Rubio, savaş öncesi dönemde Boğaz’dan taşınan petrolün yaklaşık yüzde 60 ila 70’inin yeniden dünya piyasalarına ulaştığını ifade etti. Gemilerin bölgedeki güzergahları yeniden daha yoğun biçimde kullanmaya başlamasının bu oranı yukarı çektiğini söyleyen Rubio, İran’a yönelik ablukanın ise sürdüğünü ve Tahran’ın kendi petrolünü ihraç edemediğini savundu. Yaptırımların İran ekonomisi üzerindeki baskısının önümüzdeki haftalarda daha da artmasını beklediklerini kaydeden Rubio, buna rağmen diplomasi seçeneğinin tamamen dışlanmaması gerektiğini vurguladı. Bu dengeli tutum, bir yandan baskı araçlarını korurken diğer yandan müzakere masasına dönüş ihtimalini açık tutan bir yaklaşım olarak okundu.

Küresel petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca İran kaynaklı gerilimden beslenmediğini belirten Rubio, Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’na yönelik saldırıların da piyasa beklentilerini bozduğunu ifade etti. Tahran’ın bölgesel vekil ağı içinde yer alan Yemen’deki Husilerin Suudi petrol altyapısına dönük eylemlerinin Kızıldeniz üzerinden yürüyen enerji sevkiyatını olumsuz etkilediğini dile getirdi. ABD’nin Suudi Arabistan ile mevcut bir savunma anlaşması bulunduğunu hatırlatan Rubio, Washington’ın Riyad’a verdiği taahhütleri yerine getireceğini söyledi. “ABD her zaman Suudi Arabistan’ın yanında duracak ve onları destekleyecektir” diyen Rubio, bölgedeki güvenlik mimarisinin bu çerçevede şekillendiğini belirtti.

Rubio’nun gündeminde İran ve enerji başlıklarının yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD’nin Grönland’a ilişkin yeni güvenlik anlaşması da yer aldı; bakan, katıldığı iki ayrı televizyon programında bu konularda da soruları yanıtladı. Açıklamaların bütünü, Washington’ın hem askeri caydırıcılığı hem de diplomatik kanalları aynı anda kullanma stratejisini koruduğunu gösterdi. İran tarafından ise açıklamalara ilişkin henüz resmi bir yanıt gelmedi; nükleer program ve yaptırımlar etrafındaki belirsizlik, taraflar arasında doğrudan temas kurulup kurulmayacağı sorusunu açık bıraktı. Bölgedeki enerji hatlarının güvenliği, küresel piyasaların yanı sıra Avrupa ve Asya’daki enerji ithalatçıları açısından da belirleyici bir değişken olmayı sürdürüyor.

İlgili Makaleler