SON DAKİKA

EKONOMİ

Türkiye Ekonomisinin 2029 Hedefi: Yüzde 5 Büyüme Öngörüsü İş Dünyasıyla Paylaşıldı

Ekonomik dayanıklılık kavramı, son yıllarda küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde ülkelerin gündeminde farklı bir anlam kazanıyor. Jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerindeki kırılmalar, enerji ve gıda arz güvenliği gibi başlıklar, ekonomilerin sadece kriz anlarında değil, uzun vadeli planlamalarında da belirleyici rol oynuyor. Bu çerçevede Türkiye, Orta Vadeli Program kapsamında belirlediği hedeflerle ekonomik büyümesini kademeli olarak güçlendirmeyi amaçlıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Elazığ’da düzenlenen TÜRKONFED İş Dünyası Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, 2029 yılına ilişkin büyüme beklentisinin yüzde 5 seviyesine ulaşacağını ifade etti.

Türk İş Dünyası Konfederasyonu’nun 27. İş Dünyası Zirvesi, Fırat Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu’nun ev sahipliğinde Elazığ’da bir otelde düzenlendi. “Kalıcı Belirsizlik Çağında Ekonomik Dayanıklılık” temasıyla yapılan ve iki gün süren zirvede, küresel ekonomiden bölgesel kalkınmaya, yapay zekadan yatırım ekosistemine kadar geniş bir yelpazede konular ele alındı. Zirveye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Vali Numan Hatipoğlu, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Elazığ milletvekilleri Ejder Açıkkapı, Erol Keleş ve Mahmut Rıdvan Nazırlı, MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, FIRATSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez ile iş dünyası, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Zirvede ayrıca Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını artırmaya yönelik politika önerileri ile ekonomik ve teknolojik dönüşüm süreçleri değerlendirildi.

Yılmaz, konuşmasında küresel ekonomideki belirsizliklerin arttığını ancak Türkiye’nin dayanıklılığını koruduğunu vurgulayarak, “Günümüzde küresel ekonomide temel soru, belirsizliğin ne zaman sona ereceğinden ziyade, ülkelerin belirsizlik altında sürdürülebilir büyümeyi nasıl sağlayacağıdır” dedi. Ekonomik dayanıklılığı savunmacı bir yaklaşım olarak görmediklerini belirten Yılmaz, bunun dönüşümü yönetebilme, fırsatları değerlendirebilme ve uzun vadeli refah üretebilme kapasitesi anlamına geldiğini söyledi. Yılmaz, dünya ekonomisinin aynı anda pek çok riskle karşı karşıya olduğunu aktardı. Bu riskler arasında jeopolitik gerilimler, ticaret politikalarındaki değişimler, tedarik zincirlerindeki kırılmalar, enerji ve gıda arz güvenliği, iklim değişikliği ve afetler, hızlı teknolojik dönüşüm ile küresel finansal koşullardaki dalgalanmalar bulunuyor. Yılmaz, bu zorlu şartlara rağmen Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını sürdürdüğünü ifade etti. Yılmaz, 2026 yılında milli gelirin 1,8 trilyon doları, kişi başına gelirin ise 20 bin doları aşacağını öngördüklerini açıkladı.

Büyüme rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde Yılmaz, 2025 yılında ekonominin yüzde 3,7 oranında büyüdüğünü, 2026 yılında ise yüzde 3,3 büyüme beklendiğini kaydetti. Büyümenin Orta Vadeli Program döneminde kademeli olarak güçleneceğini belirten Yılmaz, “Büyümenin Orta Vadeli Program döneminde kademeli olarak güçlenerek 2029 yılında yüzde 5 seviyesine ulaşmasını öngörüyoruz” ifadelerini kullandı. Enflasyonun zirve seviyelerinden belirgin şekilde gerilediğini de sözlerine ekleyen Yılmaz, ekonomik ve teknolojik dönüşüm süreçlerinin zirvede ele alınan başlıklar arasında yer aldığını dile getirdi. Program kapsamında belirlenen hedeflerin, iş dünyasının beklentileriyle uyumlu şekilde ilerlemesi amaçlanıyor.

İlgili Makaleler