SON DAKİKA

EKONOMİ

Üretici Fiyatlarında Sanayi Genelinde Maliyet Baskısı Sürüyor

Enflasyonun haneler üzerindeki etkisi tartışılırken, üretici cephesindeki maliyet baskısı sanayinin geniş bir kesiminde varlığını koruyor; Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı ağustos ayı verileri, sanayi üretici fiyat endeksinin yıllık bazda yüzde 29,39 oranında arttığını gösteriyor. Bu tablo, girdi maliyetlerindeki yükselişin henüz frenlenmediğini ve fiyat zincirinin üst halkalarında baskının sürdüğünü ortaya koyarken, üretici fiyatlarındaki seyir nihai tüketiciye yansıyan fiyatlar açısından da belirleyici bir gösterge olarak izleniyor.

Toplam sanayi üretici fiyat endeksi ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 2,9 oranında yükselirken, Aralık 2025’e kıyasla artış yüzde 22,21 olarak hesaplandı ve on iki aylık ortalamalara göre değişim yüzde 29,17 düzeyinde kayda geçti. Yıllık artışın yüzde 30 sınırına yaklaşması, son bir yılda üretim girdilerinin fiyat düzeyinde ciddi bir yükseliş yaşandığını ortaya koyuyor; bu gelişme, sanayicinin hem hammadde hem de enerji tarafında karşılaştığı maliyet yükünü gözler önüne seriyor.

Alt sektörlere inildiğinde tablonun her alanda aynı hızda ilerlemediği anlaşılıyor; madencilik ve taş ocakçılığında yıllık değişim yüzde 39,77 ile en yüksek düzeyde gerçekleşti. İmalat sanayinde bu oran yüzde 30,62 olurken, suyun temini, kanalizasyon hizmetleri, atık yönetimi ile iyileştirme çalışmalarını kapsayan faaliyet kolunda yüzde 29,59 olarak ölçüldü. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme alanındaki yıllık artış ise yüzde 7,57 ile diğer kalemlerin belirgin biçimde altında kalırken, bu farklılık sektörler arasında maliyet aktarım hızının değiştiğine işaret ediyor.

Ana sanayi gruplarındaki değişimler de üretim zincirinin farklı halkalarında baskının değişen yoğunlukta olduğunu gösteriyor; enerjide yıllık artış yüzde 38,1 ile öne çıkarken, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 30,58, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 29,43 ve ara mallarında yüzde 28,78 düzeyinde gerçekleşti. Sermaye mallarındaki yükseliş ise yüzde 21,42 ile görece daha sınırlı kalırken, bu dağılım enerji girdilerinin sanayi maliyetleri üzerindeki belirleyici ağırlığını koruduğunu ortaya koyuyor.

Aylık bazdaki hareketlilik, kısa vadeli fiyat baskısının sürdüğünü gösteriyor; elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme kaleminde aylık artış yüzde 6,03 ile dikkat çekici bir düzeyde gerçekleşti. İmalatta bu oran yüzde 2,79, su temini ve atık yönetimi faaliyetlerinde yüzde 1,4, madencilik ve taş ocakçılığında ise yüzde 0,46 olarak ölçüldü. Ana sanayi gruplarında enerjide aylık artış yüzde 8,47 ile en yüksek seviyeye ulaşırken, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 3,31, sermaye mallarında yüzde 2,22, ara mallarında yüzde 2,11 ve dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,71 artış hesaplandı.

İlgili Makaleler