Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden dünyaya seslenişinin ardından kapsamlı bir değerlendirme paylaştı. Duran, sosyal medya hesabından “Adaletin Sesi Erdoğan” etiketiyle yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin uluslararası alandaki duruşunu ve Erdoğan’ın mesajlarının temel başlıklarını sıraladı. İletişim Başkanı, Türkiye’nin daha adil bir dünya ve daha güçlü bir uluslararası sistem tercihinde kararlı olduğunu vurguladı. “İnsanlığın ortak geleceği için Türkiye sözünü söylemeye, hakkı ve hakikati savunmaya devam edecek” diyen Duran, Erdoğan’ın 81. Genel Kurul kürsüsünden Türkiye’nin adalet, barış ve insan merkezli mesajlarını bütün dünyaya güçlü bir seslenişle ilettiğini belirtti.
Duran, Erdoğan’ın Gazze’de yaşanan insanlık dramını uluslararası toplumun gündemine taşıdığını ve özgür, egemen Filistin devletinin sesi olmayı sürdüreceklerini ifade ettiğini aktardı. Cumhurbaşkanı’nın Filistin’i henüz tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirme ve tanıma çağrısı yaptığını hatırlatan Duran, Birleşmiş Milletler’e duyulan güvenin yeniden tesisi için köklü bir reform iradesine ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi. Erdoğan’ın, 190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adaleti ve güveni tam anlamıyla sağlayamayacağını vurgulayarak “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısını yinelediğini kaydetti. Duran, Erdoğan’ın kürsüden, uluslararası hukukun güçlü ile zayıf arasında ayrım gözetmediği; şeffaf diplomasiye, bölgesel aidiyete, müşterek kalkınmaya ve yardımlaşmaya dayanan daha hakkaniyetli bir küresel düzenin zaruri olduğunu dile getirdiğini söyledi.
İletişim Başkanı Duran, Erdoğan’ın kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacakları Liderler Zirvesi’ne ilişkin temennisini de paylaştı. Erdoğan’ın, zirvenin iklim adaletinin merkezde yer aldığı, finansman ve teknoloji transferine dair verilen sözlerin eyleme dönüştüğü bir toplantı olmasını dilediğini aktaran Duran, Cumhurbaşkanı’nın öncülüğünde başlatılan hareketin bugün uluslararası ölçekte güçlü bir çevre seferberliğine dönüştüğünü ifade etti. Duran, Erdoğan’ın kurumunun ve çocukların korunmasının önemine değindiğini, Türkiye’nin bu alandaki güçlü duruşunu kararlılıkla sürdüreceğini söylediğini belirtti. Sosyal medyada yaygınlaşan dezenformasyonun toplumsal barış açısından oluşturduğu tehdide dikkat çeken Erdoğan’ın, hakikati savunmanın öneminin altını çizdiğini kaydetti.
Duran’ın aktardığına göre Erdoğan, yapay zekanın beraberinde getirdiği yeni risklere de değindi ve bu alanda uluslararası düzeyde ortak bir hukuki çerçevenin oluşturulması ile BM çatısı altında yürütülen düzenleme çalışmalarının hız kazanması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanı’nın Suriye’den Ukrayna’ya, Kıbrıs’tan Kafkasya’ya, Afrika’dan Asya’ya, yapay zekadan dezenformasyonla mücadeleye uzanan geniş bir yelpazede Türkiye’nin barış, istikrar, diyalog ve ortak çözüm yönündeki tutumunu dünyayla paylaştığını belirten Duran, Erdoğan’ın ifade ettiği üzere önümüzde iki yol bulunduğunu söyledi. Bu yollardan ilkinin korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği büyütmek olduğunu dile getiren Duran, paylaşımında Erdoğan’ın mesajlarının ayrıntılarına yer verdi.





