Savunma teknolojileri alanında atılan her yeni işbirliği adımı, yalnızca iki şirketin ticari geleceğini değil, aynı zamanda o ülkelerin teknoloji ekosistemlerinin bundan sonraki yönünü de belirleyen bir etki yaratıyor. Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayisinde kat ettiği mesafe, artık uluslararası fuarlarda sergilenen ürünlerin niteliği ve çeşitliliği üzerinden ölçülüyor; bu ölçümün en somut göstergelerinden biri de Avrupa’nın önemli savunma buluşmalarından MSPO 2026’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii iştiraki CTech’in yer alması oldu. Şirketin fuarda sergilediği haberleşme çözümleri, görev kritik operasyonlardan uydu iletişimine uzanan geniş bir yelpazeyi kapsayarak ziyaretçilere sunuldu.
CTech, hava, kara ve deniz platformlarında kullanılan uydu ve görüş hattı haberleşme sistemlerini MSPO 2026 ziyaretçilerine tanıttı; fuar kapsamında yeni görüş hattı ürünü UfukLink Mini Pro’nun ilk demosu da yapıldı. Yeni nesil elektronik taramalı uydu haberleşme anteni SkyARX E-Ku’nun farklı modelleri ilk kez bu fuarda sergilenirken, NATO envanterinde bulunan SecureARX Karıştırmaya Dayanıklı Uydu Haberleşme Modemi de CTech standında tanıtılan ürünler arasında yer aldı.
Şirketin fuardaki hedeflerinden biri, NATO üyesi ülkelerin temsilcilerine SecureARX’ın sunduğu koruma kabiliyetlerini aktarmaktı; uydu haberleşmesini hedef alan elektronik harp tehditlerine karşı geliştirilen bu sistem, çekişmeli ortamlarda güvenli ve dayanıklı bağlantının sürdürülmesine imkan tanıyor. CTech yetkilileri, bu tür tehditlerin savunma operasyonlarında giderek daha kritik bir başlık haline geldiğini vurgularken, ürünün NATO envanterinde yer almasının uluslararası alanda kabul gördüğünü gösterdiğini belirtiyor.
Fuar kapsamında CTech ile Estonyalı teknoloji şirketi Wayren arasında işbirliğine yönelik bir Mutabakat Zaptı imza töreni düzenlendi; söz konusu tören, iki ülkenin teknoloji ekosistemleri arasında yeni ortaklık alanları açma amacını taşıyor. CTech Genel Müdürü Cüneyd Fırat, MSPO’da uydu ve görüş hattı haberleşme çözümlerini uluslararası paydaşlarla buluşturduklarını söyledi. Fırat, Wayren ile attıkları imzaların her iki ülkenin teknoloji ekosistemleri arasında yeni işbirliği fırsatları doğurmasını ve şirketin uluslararası alandaki konumunu daha da sağlamlaştırmasını beklediklerini ifade etti.
Türkiye’nin savunma sanayisindeki uluslararası açılımı, son yıllarda fuar katılımlarının ötesine geçen bir boyut kazandı; yerli şirketlerin geliştirdiği ürünlerin NATO standartlarına uygunluğu, ihracat kapılarını aralayan temel etkenlerden biri olarak değerlendiriliyor. CTech’in Estonyalı bir şirketle imzaladığı mutabakat zaptı, bu açılımın Avrupa’nın kuzeyine doğru genişlediğini gösterirken, dijital altyapısı ve teknoloji odaklı ekonomisiyle Avrupa’da dikkat çeken bir ülke konumunda bulunan Estonya ile kurulan bu temas, işbirliğinin coğrafi sınırlarını da genişletiyor.
Uydu haberleşmesi alanındaki rekabet, küresel savunma harcamalarındaki artışla birlikte yeni bir evreye girdi ve elektronik harp tehditlerine karşı dayanıklı sistemler geliştirmek, ordular için artık bir tercih değil zorunluluk haline geldi. CTech’in fuarda tanıttığı ürünler, bu ihtiyaca yanıt veren çözümler arasında yer alırken, şirketin SkyARX E-Ku ve SecureARX gibi ürünlerle hem Avrupa hem de NATO pazarında konumunu güçlendirmeyi amaçladığı anlaşılıyor.
Türk savunma sanayisinin uluslararası fuarlardaki varlığı, ülkenin teknoloji ihracatındaki iddiasını da yansıtıyor; CTech’in MSPO 2026’daki katılımı ve Wayren ile imzaladığı mutabakat zaptı, bu iddianın somut adımlarından biri olarak kayda geçti. İki ülke arasındaki teknoloji işbirliğinin önümüzdeki dönemde hangi alanlara yayılacağı, sektör temsilcilerinin gündeminde yer alıyor.





